Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993
·15 Temmuz 2026 ·5 dk okuma

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları, birden fazla kişinin paydaş olduğu taşınır veya taşınmaz mallar üzerindeki ortaklığı sonlandırmayı amaçlayan iki taraflı davalardır. Bu davalarda en…

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları, birden fazla kişinin paydaş olduğu taşınır veya taşınmaz mallar üzerindeki ortaklığı sonlandırmayı amaçlayan iki taraflı davalardır. Bu davalarda en çok merak edilen konulardan biri de hissedarların (paydaşların) yasal olarak bir alış önceliği olup olmadığıdır.

Hissedarların alış önceliği; yasal önalım (şufa) hakkı ve satışın yalnızca ortaklar arasında yapılması usulü olmak üzere iki farklı hukuki mekanizma altında şekillenir. Bu rehberde, ortaklığın giderilmesi sürecinde hak kaybına uğramamanız için bilmeniz gereken tüm detayları Yargıtay kararları ve Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde inceledik.

1. Yasal Önalım (Şufa) Hakkı Nedir?

Yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda bir paydaşın kendi payını üçüncü bir kişiye (ortak dışı birine) satması durumunda, diğer paydaşlara bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren kurucu yenilik doğuran bir haktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 732. maddesi bu durumu net bir şekilde tanımlamaktadır:

"Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler."

Bu hakkın temel amacı, ortaklığa yabancı bir üçüncü kişinin girmesini engellemek, paydaş sayısının artmasının önüne geçmek ve mevcut paydaşların mülkiyet bütünlüğünü korumaktır.

2. İzale-i Şuyu Davası Açılmadan Önce Önalım Hakkı

İzale-i şuyu davası henüz açılmamışken paydaşlardan biri hakkını üçüncü bir kişiye devrederse, diğer ortaklar doğrudan önalım davası açabilir. Bu hak, kendiliğinden devreye giren bir süreç değildir; mutlaka mahkeme yoluyla ileri sürülmesi gerekir.

Önalım Hakkında Hak Düşürücü Süreler

Önalım hakkının kullanılması kanunen çok sıkı hak düşürücü sürelere bağlanmıştır. TMK m. 733 uyarınca:

  • 3 Aylık Süre: Yapılan satışın, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirildiği tarihten itibaren başlar.
  • 2 Yıllık Süre: Satış noter kanalıyla bildirilmemiş olsa bile, her halükarda satış tarihinden itibaren iki yıl geçmesiyle önalım hakkı tamamen düşer.

Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açacağından, satış işlemlerinin öğrenilmesiyle birlikte profesyonel bir gayrimenkul avukatı ile süreci yönetmek kritik önem taşır.

3. İzale-i Şuyu Davası Görülüyorken Önalım Hakkı

Ortaklığın giderilmesi davası devam ederken paydaşlardan birinin payını dışarıdan birine satması hukuken mümkündür. Ancak bu durumda davaların öncelik sırası değişir.

Bekletici Mesele Yapılması (Yargıtay Tutumu)

İzale-i şuyu davası esnasında pay satışı gerçekleşir ve diğer ortaklar önalım davası açarsa, mahkeme önalım davasının sonuçlanmasını beklemek zorundadır. Yargıtay hukuk dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, önalım davası bekletici mesele yapılır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Esas: 2016/10589, Karar: 2019/7685): "Önalım hakkına ilişkin dava devam ediyorken izale-i şuyu davası açılacak olursa, önalım davası çözümlenmeden izale-i şuyu davasına devam edilemez. Önalım davası neticelendikten sonra, mülkiyet durumuna göre ortaklığın giderilmesi davasına devam edilir."

Davanın Uzamasını Engellemek: İhtiyati Tedbir Kararı

Bu tür süreçlerin kötü niyetli pay devirleriyle çıkmaza girmesini engellemek adına, izale-i şuyu davasını açan taraf mahkemeden "taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını"talep etmelidir. Tapuya konulacak tedbir şerhi, dava esnasında pay devrini engelleyerek yeni önalım uyuşmazlıklarının doğmasının önüne geçer.

Paydaşların Kendi Arasındaki Satışlar

İzale-i şuyu davası devam ederken bir paydaşın kendi payını dışarıdan birine değil, diğer paydaşlardan birine satması durumunda önalım hakkı doğmaz. Çünkü mülkiyet yabancı bir üçüncü kişiye geçmemiştir. Bu durumda payını devreden hissedar, davadaki taraf sıfatını kaybeder ve dava kalan ortaklar arasında yürütülür (Y. 6. HD. 21.03.1974, E. 1974/1290, K. 1974/1291).

4. Satış Aşamasında Hissedarların Alış Önceliği

İzale-i şuyu davasında malın paylaşımı rızaen (aynen taksim) mümkün değilse, mahkeme malın icra dairesi vasıtasıyla satılarak bedelinin paylaştırılmasına karar verir. Bu aşamada hissedarların genel bir alış önceliği yoktur; kural olarak ihale herkese açık (aleni) yapılır.

Ancak hissedarlara bir ayrıcalık tanınması hukuken tek bir şartla mümkündür:

Satışın Sadece Ortaklar Arasında Yapılması (TMK m. 699/3)

Eğer davanın tarafı olan tüm paydaşlar oybirliği ile rıza gösterirse, mahkeme satışın sadece hissedarlar arasında kapalı artırma usulüyle yapılmasına karar verebilir.

  • Oybirliği Şarttır: Tek bir hissedar dahi satışın dışarıya açık yapılmasını isterse, ortaklar arasında satış kararı verilemez. Satış halka açık ihale yöntemiyle gerçekleştirilir.
  • Şekil Şartı Yoktur: Paydaşlar bu rızalarını mahkeme huzurunda sözlü olarak beyan edebilecekleri gibi, kendi aralarında düzenledikleri yazılı bir protokolü mahkemeye sunarak da bu kararın alınmasını sağlayabilirler.

5. Miras Ortaklığında (Elbirliği Mülkiyetinde) Durum

Miras ortaklığı, paylı mülkiyetten farklı olarak elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Bu mülkiyet tipinde mirasçıların bağımsız ve tasarruf edilebilir payları yoktur; tüm mirasçılar malın tamamına hep birlikte sahiptir.

Elbirliği Mülkiyetinde Önalım Hakkı Var mıdır?

Elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece yasal önalım hakkı kullanılamaz. Çünkü bir mirasçı, elbirliği mülkiyetindeki payını tek başına üçüncü bir kişiye satamaz. Satışın yapılabilmesi için tüm mirasçıların ortak iradesi veya mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir.

Mirasçıların elbirliği mülkiyetini çözmek için iki yolu vardır:

  • Paylı Mülkiyete Dönüştürme: Mirasçılar anlaşarak veya mahkeme yoluyla elbirliği mülkiyetini paylı (hisseli) mülkiyete çevirebilir. Bu dönüşüm sağlandıktan sonra payını üçüncü kişiye satan olursa, diğer mirasçılar için önalım hakkı doğar.
  • İzale-i Şuyu Davası Açma: Ortaklığın tamamen giderilmesi talep edilebilir. Eğer bu davada malın satılmasına karar verilirse, yine tüm mirasçıların rızası ile satışın sadece mirasçılar arasında yapılması mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İzale-i şuyu davasında hissedarın alış önceliği otomatik olarak var mıdır?

Hayır. Satış aşamasında hissedarların öncelikli satın alma hakkı otomatik olarak doğmaz. Satışın sadece ortaklar arasında yapılabilmesi için davadaki tüm paydaşların mahkeme huzurunda oybirliğiyle onay vermesi şarttır.

Önalım davası sürerken izale-i şuyu davası ne olur?

Önalım davası, izale-i şuyu davası için bir bekletici mesele oluşturur. Mahkeme, önalım davasının sonucunu ve tapunun son durumunu görmeden ortaklığın giderilmesi davasında karar veremez.

Hissedarın alış önceliği bütünleyici parçaları (müştemilat, ağaç vb.) kapsar mı?

Evet. İzale-i şuyu davası neticesinde satış gerçekleştiğinde, taşınmazla birlikte onun bütünleyici parçası niteliğindeki yapılar, ağaçlar ve bitkiler de yeni malike geçer ve alış önceliği kapsamındaki hesaplamalara dahil edilir.

Dava esnasında pay satışı nasıl engellenir?

Dava konusunun üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla, dava açılırken veya dava sürecinde mahkemeden tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması talep edilmelidir.

Sonuç

İzale-i şuyu davasında hissedarın alış önceliği, yasal önalım hakları ve ortaklar arasında satış usulü gibi hassas dengeler üzerine kuruludur. Hak düşürücü sürelerin takibi, bekletici mesele talepleri ve ihtiyati tedbir süreçleri ancak doğru bir hukuki stratejiyle yönetilebilir. Ortaklığın giderilmesi ve şufa davalarında mülkiyetinizin değer kaybına uğramasını engellemek adına gayrimenkul hukukunda uzmanlaşmış bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar