Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993

İşçinin Cinsel Tacizde Bulunması Nedeniyle Haklı Fesih ve Hukuki Süreç

·07 Mart 2026 ·7 dk okuma

İş hayatında çalışma barışını, iş sağlığı ve güvenliğini en derinden sarsan durumların başında işyerinde cinsel taciz vakaları gelmektedir. İşçinin başka bir işçiye cinsel tacizde bulunması, işveren…

İş hayatında çalışma barışını, iş sağlığı ve güvenliğini en derinden sarsan durumların başında işyerinde cinsel taciz vakaları gelmektedir. İşçinin başka bir işçiye cinsel tacizde bulunması, işveren açısından iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız feshetme hakkı doğuran en ağır ahlak ve iyi niyet kuralına aykırılık hallerinden biridir. Bu tür bir durumla karşılaşan işverenlerin, hem mağdur çalışanın haklarını korumak hem de ileride açılması muhtemel iş davalarında hak kaybına uğramamak adına hukuki süreci kusursuz yönetmesi gerekir.

İşyerinde Cinsel Taciz Nedir?

Hangi somut eylemlerin cinsel taciz teşkil ettiği 4857 sayılı İş Kanunu’nda tek tek sayılmamıştır. Ancak Yargıtay uygulamaları, öğreti ve uluslararası normlar çerçevesinde cinsel taciz; işyerinde istenmeyen, rıza dışı, kasıtlı veya tekrarlanan, muhatabını küçültücü, kişilik haklarını ihlal eden ve iş performansını olumsuz etkileyen cinsel içerikli her türlü sözlü, sözsüz, imalı veya fiziksel davranış olarak tanımlanmaktadır.

Bir eylemin cinsel taciz olarak nitelendirilebilmesi için mutlaka fiziksel bir temas içermesi gerekmez. Cinsel taciz eylemleri uygulamada üç farklı boyutta karşımıza çıkar:

  • Sözlü Taciz: Cinsel içerikli şakalar yapmak, kişinin vücut hatlarına veya giyimine dair cinsel nitelikli yorumlarda bulunmak, rıza dışı flört tekliflerinde ısrar etmek veya cinsel yaşamına dair sorular sormak.
  • Sözsüz / İmalı Taciz: Cinsel içerikli materyaller (fotoğraf, video, mesaj) göstermek veya göndermek, rahatsız edici şekilde süzmek, cinsel imalı jest ve mimikler sergilemek.
  • Fiziksel Taciz: Kişinin rızası dışında dokunmak, sarılmaya veya öpmeye çalışmak, fiziksel olarak sıkıştırmak ya da yakınlaşmaya zorlamak.

İşçinin Cinsel Tacizde Bulunmasının Kanuni Dayanağı: İş Kanunu 25/II-c

İşçinin bir başka işçiye cinsel tacizde bulunması, İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde (İş Kanunu m.25/II-c) açıkça düzenlenmiştir. Kanun koyucu bu hükümle, cinsel tacizi "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri" kapsamında değerlendirmiş ve işverene iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin derhal feshetme yetkisi tanımıştır.

İlgili kanun maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere, haklı fesih hakkının doğması için cinsel tacizde bulunan kişi ile tacize uğraşan kişinin aynı işverene bağlı olarak çalışan işçiler olması gerekir. Eylemi gerçekleştiren işçinin unvanı, kıdemi veya pozisyonu feshin haklılığını etkilemez.

Yargıtay Kararları Işığında Cinsel Taciz Örnekleri

Bir davranışın cinsel taciz boyutuna ulaşıp ulaşmadığı her somut olayın özelliklerine, tarafların ilişkisine ve olayın yaşanış biçimine göre değerlendirilir. Yargıtay emsal kararlarında haklı fesih nedeni olarak kabul edilen bazı somut cinsel taciz eylemleri şunlardır:

  • Sözlü ve Maddi Menfaat İmalı Yaklaşımlar: Bir işçinin çalışma arkadaşına karşı "Çok güzelsin, seninle daha önce tanışmak isterdim, o zaman bekâr olurdum ve seninle bir ilişkiye başlardım, kontörün yoksa alayım, ihtiyaçlarını karşılayayım" şeklinde ifadeler kullanması haklı fesih nedenidir (Yargıtay 9. H.D., E. 2010/5209, K. 2012/12363).
  • İşyeri İçi Güvenlik Kameraları Üzerinden Taciz: İşçinin, kadın mesai arkadaşına "Kameradan seni izliyorum çok güzel gözüküyorsun", "Benim biricik kasiyerim, en güzel kasiyerim" diyerek rahatsızlık vermesi cinsel taciz kapsamında değerlendirilmiştir (Yargıtay 22. H.D., E. 2015/16467, K. 2017/16074).
  • Mesajlaşma Yoluyla Taciz: İşçinin diğer bir işçiye mesai saatleri içinde veya dışında, rızası olmaksızın cinsel içerik barındıran kısa mesajlar veya anlık ileti uygulamaları üzerinden mesajlar göndermesi haklı fesih için yeterlidir (Yargıtay 9. H.D., E. 2014/37234, K. 2016/8596).
  • Fiziksel Temas ve İmalı Davranışlar: Bir işçinin, ortamın sıcaklığını bahane ederek kadın işçiden odanın kapısını açmasını istemesi, ardından "Ateş başına mı vurdu?" diyerek kadın işçinin giysisinin fermuarını boynundan aşağı indirmesi ağır cinsel taciz ve haklı fesih sebebi sayılmıştır (Yargıtay 9. H.D., E. 2001/7060, K. 2001/9654).

Cinsel Taciz ile Geçerli Fesih Sebepleri Arasındaki İnce Çizgi

Her uygunsuz davranış doğrudan "cinsel taciz" ağırlığına ulaşmayabilir. Ceza hukuku veya iş hukuku anlamında tam olarak cinsel taciz boyutunda olmayan ancak işyerindeki çalışma düzenini, huzuru ve iş akışını olumsuz etkileyen eylemler işverene haklı nedenle fesih imkanı vermese de geçerli nedenle fesih imkanı tanıyabilir.

Örneğin; bir işçinin mesai arkadaşının sosyal medya hesabındaki bir fotoğrafının altına "Çok sade ve güzelsin" şeklinde yorum yazması, tek başına ağır bir cinsel taciz olarak nitelendirilmeyebilir. Ancak bu durum işyerinde dedikoduya yol açmış, taraflar arasında gerginlik yaratmış ve iş akışını bozacak bir boyuta ulaşmışsa, işveren iş sözleşmesini ihbar ve kıdem tazminatını ödemek suretiyle geçerli nedenle feshedebilir (Yargıtay 7. H.D., E. 2015/43589, K. 2016/6048).

ÖNEMLİ NOT: Cinsel taciz eyleminin mutlaka işyerinde veya mesai saatleri içinde gerçekleşmesi şart değildir. İşçilerin işyeri dışındaki bir organizasyonda, sosyal medyada veya mesai saatleri dışındaki cinsel içerikli rahatsız edici eylemleri de iş ilişkisini çekilmez hale getireceğinden işverene haklı fesih hakkı verir.

Tacizde Bulunan İşçinin İşten Çıkarılmasında Uyulması Gereken Prosedür

Cinsel taciz iddiasıyla iş akdi feshedilirken usul kurallarına riayet edilmesi, işverenin ileride tazminat ödeme riskiyle karşılaşmaması adına hayati önem taşır. İşten çıkış işlemleri şu adımlar takip edilerek yapılmalıdır:

1. Delillerin Toplanması ve Olay Bildirim Tutanağı

Taciz iddiası öğrenilir öğrenilmez hızlıca harekete geçilmeli; varsa WhatsApp/SMS yazışmaları, kamera kayıtları, mağdur beyanı ve tanık anlatımları titizlikle bir araya getirilmelidir. Olay, tüm delilleriyle birlikte detaylı bir tutanağa bağlanmalıdır. Tutanakta olayın tarihi, saati, gerçekleşme şekli ve tanıkların imzaları mutlaka yer almalıdır.

2. Hak Düşürücü Süreye Dikkat Edilmesi (6 Günlük Süre)

İş Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca; ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedenlerine dayanarak fesih yetkisinin kullanılması, işverenin bu eylemi öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü ve her halükarda olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde gerçekleştirilmelidir. 6 iş günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan fesihler, eylem ne kadar ağır olursa olsun haksız fesih durumuna düşer.

3. Savunma Alma Zorunluluğunun Bulunmaması

İş Kanunu uyarınca, işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesihlerde işçinin savunmasının alınması zorunludur. Ancak İş Kanunu m.25/II kapsamında yapılan ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedenli haklı fesihlerde işverenin işçiden savunma alma zorunluluğu yoktur. İşveren, delillerin sıhhatinden emin ise savunma prosedürünü işletmeden direkt fesih yoluna gidebilir.

4. Yazılı Bildirim ve İhtar Usulü

Fesih bildirimi işçiye mutlaka yazılı olarak yapılmalıdır. Bildirimde, feshin gerekçesi (İş Kanunu m.25/II-c uyarınca cinsel taciz eylemi) açık ve net bir şekilde belirtilmelidir. İşçinin fesih tebliğini imzalamaktan imtina etmesi halinde, bu durum bir tutanakla tespit edilmeli veya fesih bildirimi noter kanalıyla ihtarname şeklinde gönderilmelidir.

Haklı Fesih Sonrasında İşçinin Alacak ve Hakları

Cinsel taciz nedeniyle iş sözleşmesi haklı olarak feshedilen işçinin tazminat hakları ile çalışmaya bağlı diğer hakları yasalarca net bir şekilde ayrılmıştır:

  • Kıdem ve İhbar Tazminatı: İş sözleşmesi cinsel taciz eylemi sebebiyle İş Kanunu 25/II uyarınca haklı nedenle feshedilen işçiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmez.
  • Kazanılmış Haklar (Diğer İşçilik Alacakları): Feshin gerekçesi ne kadar ağır olursa olsun, işçinin içeride kalan ve feshin niteliğinden bağımsız olan hakları gasp edilemez. Bu kapsamda işçinin hak ettiği ancak ödenmemiş olan; ücret alacağı, fazla mesai ücretleri, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) alacakları ve hak kazanıp kullanmadığı yıllık izin ücretleri kendisine eksiksiz ödenmek zorundadır.

Haklı Fesih Sonrası Olası Davalar ve İşverenin Savunma Stratejisi

İş sözleşmesi cinsel taciz nedeniyle feshedilen işçi, feshin haksız olduğunu iddia ederek iş mahkemelerinde hukuki süreç başlatabilir. Bu durumda süreç iki farklı dava türü şeklinde ilerler:

İşe İade Davası

İş güvencesi kapsamında olan (30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 ay kıdemi olan) işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade talebinde bulunabilir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde işe iade davası açılır.

Dava aşamasında feshin haklı olduğunu ispat yükü işverendedir. Eğer işveren tutanaklar, mesaj kayıtları veya tanık beyanlarıyla taciz eylemini mahkeme huzurunda delillendirebilirse dava reddedilir. Aksi takdirde, davanın kabulü halinde işveren işçiyi işe başlatmak zorunda kalabilir veya boşta geçen süre tazminatı ile iş güvencesi tazminatı ödemekle karşı karşıya kalır.

İşçi Alacakları Davası

İşçi, feshin haksız olduğunu öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talepli edat davası açabilir. İşveren, haklı feshini bu davada da ispat etmekle mükelleftir. İşverenin usuli işlemleri tam yapması ve haklılığını kanıtlaması durumunda mahkeme tazminat taleplerini reddeder, yalnızca varsa içeride kalan ücret ve yıllık izin gibi hak edilmiş alacakların ödenmesine hükmeder.

Cinsel Tacizin Ceza Davası Boyutu ve İş Mahkemesine Etkisi

İşyerinde gerçekleşen cinsel taciz eylemleri yalnızca iş hukukunun değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nun (TCK m.102 veya TCK m.105) konusudur. Mağdur işçinin şikayeti üzerine tacizde bulunan işçi hakkında adli soruşturma açılabilir ve ceza davası görülebilir.

Ceza davası ile iş mahkemesindeki tazminat davası birbirinden bağımsız yürümekle birlikte, aralarında çok güçlü bir hukuki bağ bulunur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca:

  • Ceza mahkemesinin verdiği beraat kararı (delil yetersizliği gerekçesiyle verilmişse) iş mahkemesini doğrudan bağlamaz. İş mahkemesi hakimi, ceza davasında delil yetersizliği dense bile iş hukuku normlarına göre eylemi geçerli/haklı fesih sayabilir.
  • Ancak ceza mahkemesinin maddi olguları tespit eden mahkumiyet kararı iş mahkemesini kesin olarak bağlar. Yani ceza mahkemesi işçinin bu taciz eylemini gerçekleştirdiğini sabit görerek ceza vermişse, iş mahkemesinin artık "taciz gerçekleşmemiştir" diyerek işvereni tazminat ödemeye mahkum etmesi hukuken mümkün değildir.

Sonuç

İşçinin cinsel tacizde bulunması, işverene iş akdini derhal ve tazminatsız feshetme yetkisi veren ciddi bir ihlaldir. Ancak haklılığın ispat edilebilmesi, 6 günlük hak düşürücü süreye riayet edilmesine, olay anında doğru ve hukuka uygun delillerle (tutanak, tanık, dijital kayıtlar) sürecin belgelenmesine bağlıdır. Usul hatası yapılan fesihler, işvereni haklıyken haksız konuma düşürebilir ve yüksek tazminat yükümlülükleri doğurabilir. Sürecin en başından itibaren profesyonel bir iş hukuku avukatından destek alınması, hukuki risklerin minimize edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Yazar:

Tüm Yayınlar