Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993
Ek Bilgiler 28 Haziran 2026

Görevsizlik Kararı ve Hukuki Sonuçları (HMK Rehberi)

·28 Haziran 2026 ·3 dk okuma

Türk adli yargı sisteminde bir davanın doğru yargı merciinde açılması, yargılamanın en temel şartlarından biridir. Görev, davanın konusuna ve niteliğine göre o yerdeki hangi mahkemenin (Asliye Hukuk,…

Türk adli yargı sisteminde bir davanın doğru yargı merciinde açılması, yargılamanın en temel şartlarından biridir. Görev, davanın konusuna ve niteliğine göre o yerdeki hangi mahkemenin (Asliye Hukuk, Sulh Hukuk, Aile, İş, Ticaret, Tüketici vb.) davaya bakacağını belirleyen usul kuralıdır. Davaya bakan mahkemenin, uyuşmazlığın kendi uzmanlık ve yetki alanına girmediğini tespit etmesi halinde verdiği karara görevsizlik kararı denir.

Mahkemenin görevli olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 114/1-c gereğince dava şartıdır. Görev kurallarına aykırı şekilde açılan davalar esastan incelenmeden usulden reddedilir.

Görev Kurallarının Niteliği ve Genel Esaslar

Hukuk yargılamasında görev kuralları kamu düzenine ilişkindir. Bu durumun hukuki sonuçları şunlardır:

  • Kendiliğinden (Resen) İnceleme: Mahkeme, davanın her aşamasında (dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat veya karar anında) görevli olup olmadığını kendiliğinden gözetmek zorundadır.
  • İtiraz Sınırı Yoktur: Taraflar davanın kesinleşmesine kadar her aşamada görev itirazında bulunabilirler.
  • Görev Anlaşması Yapılamaz: Taraflar kendi aralarında sözleşme veya protokol yaparak görevsiz bir mahkemeyi görevli kılamazlar; görev sözleşmesi hukuken geçersizdir.
  • Üst Mahkeme Denetimi: İstinaf (BAM) veya Yargıtay incelemesinde üst mahkemeler, taraflarca ileri sürülmese dahi ilk derece mahkemesinin görevli olup olmadığını resen denetler.

Hukuk Davalarında Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

6100 sayılı HMK ve ilgili özel kanunlar uyarınca görev paylaşımı temel olarak şu esaslara göre yapılır:

1. Genel Görevli Mahkeme (Asliye Hukuk Mahkemesi)

HMK m. 2 uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, malvarlığı haklarına ilişkin tüm davalarda ve şahıs varlığına ilişkin uyuşmazlıklarda aksine bir kanun hükmü yoksa genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

2. Özel Görevli Mahkemeler

Kanun koyucu bazı uyuşmazlık türleri için özel ihtisas mahkemelerini görevlendirmiştir:

  • Sulh Hukuk Mahkemesi: Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları, zilyetliğin korunması ve çekişmesiz yargı işleri.
  • Aile Mahkemesi: Boşanma, velayet, nafaka, soybağı, nişanlılık ve aile konutu uyuşmazlıkları.
  • İş Mahkemesi: İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinden doğan alacak, tazminat ve iş kazası davaları.
  • Tüketici Mahkemesi: Tüketici işlemleri ve tüketiciden doğan uyuşmazlıklar.
  • Asliye Ticaret Mahkemesi: Mutlak ve nispi ticari davalar ile şirketler hukuku uyuşmazlıkları.

Görevsizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler ve 2 Haftalık Süre

Mahkemenin görevsizlik kararı vermesi davanın tamamen bittiği anlamına gelmez; bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. Davanın görevli mahkemede görülmeye devam edebilmesi için tarafların kanunda belirtilen şekil şartlarını ve hak düşürücü süreleri yerine getirmesi gerekir.

Görevli Mahkemeye Gönderme Talebi (HMK m. 20)

Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir.

Dosya mahkemece kendiliğinden görevli mahkemeye gönderilmez; taraflardan birinin yazılı başvurusu şarttır.

2 Haftalık Süre Ne Zaman Başlar?

  • Kanun Yoluna Başvurulmamışsa: Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren,
  • Karar Tebliğle Kesinleşiyorsa: Kesinleşme şerhinin tebliğ edildiği tarihten itibaren,
  • İstinaf/Temyiz Yoluna Başvurulmuşsa: Üst mahkemece başvurunun reddedildiği kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Süresi İçinde Gönderme Talebinde Bulunulmamasının Sonuçları

Kanunda öngörülen 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmazsa;

  • Dava Açılmamış Sayılır: Kararı veren mahkeme resen veya talep üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
  • Hak Kaybı ve Zamanaşımı Riski: Dava açılmamış sayıldığından, ilk davanın açılmasıyla kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü süre korunmaz.
  • Mali Yük: Davacı, davayı yeniden açmak isterse tüm harç ve yargılama giderlerini baştan ödemek zorunda kalır.

Görevsizlik Kararının Mahkemeler Açısından Bağlayıcılığı

Görevsizlik kararının dosyanın gönderileceği mahkemeyi bağlayıp bağlamayacağı, kararın kesinleşme şekline göre değişir:

  • Kanun Yolu İncelemesinden Geçerek Kesinleşmişse: Görevsizlik kararı üst mahkeme (İstinaf veya Yargıtay) incelemesinden geçerek kesinleşmişse, dosyanın gönderildiği yeni mahkeme bu kararla bağlıdır; yeniden görevsizlik kararı veremez.
  • Kanun Yoluna Başvurulmadan Kesinleşmişse: Karar doğrudan kesinleşmişse, dosyanın gönderildiği mahkeme de kendisinin görevsiz olduğu kanaatindeyse görevsizlik kararı verebilir. Bu durumda iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğar ve görevli mahkeme bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay (yargı yeri belirlenmesi / merci tayini) tarafından tespit edilir.

Usul İşlemlerinin Geçerliliği: Görevli mahkemede devam eden dava, ilk davanın devamı niteliğindedir. Görevsiz mahkemede yapılan taraf usul işlemleri (dilekçelerin tebliği, harçların ödenmesi vb.) geçerliliğini korur. Görevsiz mahkemenin yaptığı mahkeme usul işlemleri (keşif, bilirkişi incelemesi vb.) ise kural olarak geçersizdir; ancak görevli mahkeme tekrarlanmasına gerek görmezse bu işlemleri kararına esas alabilir.

Sonuç

Görevsizlik kararı, doğru yönetilmediği takdirde davanın usulden reddedilmesine, hak düşürücü sürelerin kaçırılmasına ve yüksek yargılama giderlerine yol açabilen teknik bir süreçtir. Dava açılmadan önce görevli mahkemenin doğru tespiti ve görevsizlik kararı çıkması halinde 2 haftalık kanuni başvuru süresinin takibi hayati önem taşır. Süreçte telafisi imkansız hak kayıpları yaşamamak adına uzman bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar