Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993

Bir işçinin siyasi, sosyo-politik ve ahlaki tutumları ile herhangi bir siyasi parti üyeliği dahil olmak üzere sahip olduğu tüm siyasi düşünceleri, Anayasa’nın 26. maddesinin 1. fıkrası ile ifade öz…

·31 Temmuz 2026 ·4 dk okuma

İş ilişkisinin kurulmasında, sürdürülmesinde veya sonlandırılmasında sırf işçinin siyasi görüşünden ötürü ayrımcılık yapılması ve iş akdinin feshedilmesi hukuken kesinlikle geçersizdir.

İş ilişkisinin kurulmasında, sürdürülmesinde veya sonlandırılmasında sırf işçinin siyasi görüşünden ötürü ayrımcılık yapılması ve iş akdinin feshedilmesi hukuken kesinlikle geçersizdir.

Ancak işçi, ifade özgürlüğünü kullanırken iş ilişkisine, işyerinin veya işverenin itibarına zarar vermemelidir. Eğer işçi, siyasi görüşünü ileri sürerek iş ortamının düzenini, çalışma disiplinini bozacak nitelikte davranışlar sergilerse, eleştiri sınırlarını fahiş oranda aşarsa veya kurumsal itibarı zedelerse iş sözleşmesi geçerli veya haklı nedenle feshedilebilir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir basın kuruluşunda çalışan işçinin Cumhurbaşkanına hakaret etmesinin işyerine sirayet etmesi ve kurum içinde olumsuzluklara yol açması nedeniyle yapılan işveren feshini geçerli bulmuştur.

Siyasi Görüşü Nedeniyle İşten Çıkarılan İşçinin Tazminat Hakları

Sırf siyasi düşüncesinden ötürü haksız ve ayrımcı bir şekilde işten çıkarılan veya bu gerekçeyle mobbinge uğrayıp istifaya zorlanan bir işçinin yasal olarak talep edebileceği tazminat hakları şunlardır:

  • Ayrımcılık (Eşit Davranma Borcuna Aykırılık) Tazminatı: İş Kanunu m. 5/6 uyarınca, siyasi düşünce temelli ayrımcılığa maruz kalarak işten çıkarılan işçi, 4 aya kadar çıplak ücreti tutarında bir ayrım tazminatına hak kazanır. Bu tazminatın doğması için işçinin ayrıca bir zarara uğradığını kanıtlaması beklenmez. Hesaplama asıl (çıplak) ücret üzerinden yapılır; ikramiye, prim ve sosyal yardımlar gibi ücret ekleri dahil edilmez.
  • Kıdem ve İhbar Tazminatları: İş sözleşmesi yasal bir gerekçe olmaksızın, ayrımcı bir saikle işverence feshedildiğinden, işçinin yasal kıdem süreleri mevcutsa kıdem ve ihbar tazminatı hakları tam olarak doğar. İşçi, siyasi görüşü nedeniyle maruz kaldığı baskılar ve ağır eşitlik ihlalleri karşısında sözleşmeyi İş Kanunu m. 24/2-f (Çalışma şartlarının uygulanmaması) uyarınca haklı nedenle kendisi feshederse kıdem tazminatını alabilir ancak ihbar tazminatı talep edemez.
  • Kötüniyet Tazminatı: İş güvencesi kapsamında olmayan (30’dan az işçi çalışan) işyerlerinde, fesih hakkının kötüye kullanılması durumunda ihbar süresinin 3 katı tutarında kötüniyet tazminatı talep edilebilir. Ayrımcılık tazminatı ile kötüniyet tazminatı farklı yasal şartlara tabidir; ayrımcılığın saptandığı her olayda otomatik olarak kötüniyet tazminatına hükmedilmeyebilir, somut olayın örgüsü incelenir.
  • İş Güvencesi Tazminatı: İşyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyorsa işe iade davası açılabilir. Dava kazanılmasına rağmen işveren kesinleşen mahkeme kararına rağmen işçiyi 1 ay içinde işe başlatmazsa, mahkeme hakimi 4 ila 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmeder. Ayrıca davanın kesinleşmesine kadar geçen süre için en çok 4 aya kadar doğmuş ücret ve boşta geçen süre hakları ödenir.
  • Maddi ve Manevi Tazminat: İşçinin maruz kaldığı siyasi dışlanma ve haksız fesih nedeniyle mal varlığında oluşan eksilmeler maddi tazminatla; kişilik haklarının ağır zedelenmesiyle uğradığı psikolojik yıpranmalar ise manevi tazminat davasıyla talep edilebilir.

Davada İspat Hukuku ve İspat Yükünün Ters Çevrilmesi

İş Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket ettiğini ispat yükü kural olarak işçidedir. Ancak kanun koyucu ispat dengesini korumak için iki önemli istisna getirmiştir:

  • İspat Yükünün İşverene Geçmesi (1. İstisna): İşçi, işyerinde siyasi görüşü nedeniyle bir ihlalin varlığı ihtimalini "dolaylı ve yan olaylara dayanarak, güçlü bir biçimde gösteren somut bir durumu" mahkemeye sunduğu an, ispat yükü yer değiştirir. Bu aşamadan sonra işveren, işyerinde kesinlikle siyasi bir ayrımcılık yapmadığını, feshin performans düşüklüğü veya ekonomik daralma gibi tamamen haklı ve nesnel nedenlere dayandığını kanıtlamak zorundadır. İşçi yine tam ispatla mükelleftir ancak tam ispat kuralları işçi lehine hafifletilmiş yasal şartlara tabidir.
  • Fesih Gerekçesinin İspatı (2. İstisna): Eşitliğe aykırı bu süreçte işveren hiçbir sebep göstermeksizin veya geçerli bir gerekçe sunmaksızın sözleşmeyi feshetmişse; feshin geçerli ve yasal bir nedene dayandığını kanıtlamak doğrudan işverenin sorumluluğundadır.
  • Dikkat: İşveren resmi dökümlerde başka bir yasal neden (Örn: Devamsızlık) gösterdiğinde; işçi feshin asıl saikinin arkada gizlenen siyasi görüşü olduğunu iddia ediyorsa, bu gizli nedeni ispatlama yükümlülüğü yeniden işçiye geçer.

Yargılama Süreci ve Hukuki Maliyetler

Siyasi görüş ayrımcılığından doğan tazminat ve alacak taleplerinde doğrudan mahkemeye gidilemez; İş Mahkemesi'nde dava açılmadan önce adliyelerdeki Arabuluculuk Bürosuna başvurulması zorunlu dava şartıdır. Arabuluculuk masasında uzlaşılan alacak kalemleri hakkında gelecekte yeniden dava açılması hukuken imkansızdır.

Görüşmelerin olumsuz neticelenmesi halinde açılacak olan iş davası, mahkemelerin iş yoğunluğuna ve usuli adımların fenni takibine göre ortalama 1 ila 1,5 yıl arasında sürmektedir. Dava harçları ve bilirkişi masrafları gibi yargılama giderleri (ortalama 4.000 TL civarında) dava başında ödenir. Avukatlık ücretleri ise kanuni asgari sınır olan 17.900 TLtabanının altına inilmemek kaydıyla, genellikle dava sonunda elde edilecek toplam meblağ üzerinden %10 ilâ %25 oran aralığında nispi olarak kararlaştırılır.

Sonuç

Bir işçinin yasal sınırda ve iş ortamına olumsuz sirayet etmeyecek şekilde paylaştığı siyasi görüşleri nedeniyle işine son verilmesi, hem temel anayasal hakların hem de iş hukuku eşitlik ilkelerinin ağır bir ihlalidir. Ancak bu davalarda ifade özgürlüğü ile sadakat borcu arasındaki hassas sınırın saptanması, sosyal medya paylaşımlarının işyeri itibarına etkisinin fenni analizi ve hak düşürücü arabuluculuk sürelerinin takibi milimetrik usul adımları barındırır. Usuli bir hata veya delillerin dilekçeler aşamasında hasredilememesi, haklı durumdayken alacak taleplerinizin reddedilmesine yol açabilir.

Siyasi düşüncelerinizden ötürü uğradığınız haksızlıkları yasal zeminde tazmin etmek, 4 aya kadar ayrımcılık tazminatı ile maddi/manevi haklarınızı eksiksiz hesaplatıp tahsil etmek adına, sürecin en başından itibaren uzman bir işçi ve iş hukuku avukatından profesyonel hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar