Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993

Süresiz Nafaka Nedir? Anayasa Mahkemesi İptal Kararı ve Güncel Durum

·10 Şubat 2026 ·4 dk okuma

Kamuoyunda sıklıkla tartışma konusu olan ve halk arasında "süresiz nafaka" olarak bilinen yoksulluk nafakası, Türk aile hukukunun en hassas dinamiklerinden birini oluşturmaktadır. Özellikle Anayasa…

Kamuoyunda sıklıkla tartışma konusu olan ve halk arasında "süresiz nafaka" olarak bilinen yoksulluk nafakası, Türk aile hukukunun en hassas dinamiklerinden birini oluşturmaktadır. Özellikle Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yakın dönemde bu konudaki yasal düzenlemeye ilişkin verdiği iptal kararı, süresiz nafaka uygulamasının geleceğini doğrudan etkileyecek yeni bir hukuki süreci başlatmıştır.

Bu rehberde; yoksulluk nafakasının hukuki niteliği, AYM'nin son iptal kararı, nafakanın kaldırılma şartları ve güncel tartışmalar hukuk bürosu standartlarında detaylandırılmıştır.

Süresiz Nafaka (Yoksulluk Nafakası) Nedir? (TMK m. 175)

Hukuki literatürdeki karşılığı yoksulluk nafakası olan süresiz nafaka; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa, geçimini sağlaması amacıyla diğer eş tarafından mali gücü oranında ödenen parasal katkıdır.

Yoksulluk nafakası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

"Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."

Kanundaki "Yoksulluk" Kriteri Nedir?

Yargıtay kararlarına göre yoksulluk; tamamen açlık sınırında yaşamak ya da hiçbir gelire sahip olmamak anlamına gelmez. Hukuki değerlendirmede, boşanma ile birlikte tarafların evlilik birliği içerisindeki yaşam standartlarının olağanüstü ve sarsıcı derecede düşmesi "yoksulluğa düşme" olarak kabul edilir.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) İptal Kararı ve Yürürlük Süreci

Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175'te yer alan yoksulluk nafakasının "süresiz" olarak uygulanmasına imkân tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etmiştir.

AYM Kararı ve Yasal Takvim

Hukuki Sonuçları ve Süreç

İptal Kararının Tarihi

4 Haziran 2026

Yürürlüğe Giriş Süresi

Karardan itibaren 9 ay sonra

TBMM'nin Yasama Süresi

9 aylık askı süresince Meclis yeni bir yasal düzenleme yapabilir.

Yasal Düzenleme Yapılmazsa

Süre sonunda süresiz nafakanın iptali ve uyarlanması davaları açılabilecektir.

DİKKAT: İptal kararı verilmiş olmakla birlikte, karar 4 Haziran 2026 tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla, bu geçiş döneminde aile mahkemeleri tarafından hükmedilen yoksulluk nafakaları halen mevcut kanun gereği "süresiz" olarak hüküm altına alınmaya devam etmektedir. Kararın fiilen uygulanabilmesi ve mevcut nafaka dosyalarını etkilemesi için 9 aylık sürenin dolması veya TBMM tarafından yeni bir çerçeve yasa çıkarılması gerekmektedir.

Yargı Mercilerinin Süresiz Nafakaya İlişkin Karar ve Yaklaşımları

AYM'nin son kararına giden süreçte, yüksek yargı organları kanunun lafzındaki emredici ifadelere bağlı kalmıştır.

1. Yargıtay'ın Klasik Yaklaşımı: Hâkimin Süre Sınırı Koyma Yetkisi Yoktur

Yargıtay, iptal kararı öncesindeki yerleşik içtihatlarında, kanunda açıkça "süresiz" ibaresi yer aldığı için aile mahkemesi hâkimlerinin takdir yetkilerini kullanarak nafakayı belirli bir süre ile sınırlandıramayacaklarını açıkça belirtmiştir:

"...Kanun, yoksulluk nafakasının süresiyle ilgili hakime herhangi bir takdir hakkı tanımamış, süresini durumun gerekleri ya da haklı sebepleri göz önünde tutarak belirlemeyi de emretmemiştir. Kanun, bu nafakanın 'süresiz' olmasını açıkça öngördüğüne göre, takdir hakkına sığınarak nafakayı belirli bir süreyle sınırlamak kanuna açık aykırılık oluşturur." (Yargıtay 2. HD., E. 2016/8859, K. 2017/14407)

2. Anayasa Mahkemesi’nin Geçmişteki Görüşü

AYM, geçmiş yıllarda yapılan iptal başvurularında (örneğin 2012 tarihli kararlarında), yoksulluk nafakasının Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmetmişti. Yüksek mahkeme o dönem, "süresiz" ifadesinin ömür boyu mutlak bir ödeme zorunluluğu anlamına gelmediğini, TMK m. 176 uyarınca nafakanın her zaman kaldırılabilme imkânı barındırdığını savunmuştu. Ancak değişen toplumsal dinamikler, evlilik süresine bakılmaksızın ömür boyu nafaka ödenmesinin yarattığı hak kayıpları ve mağduriyetler, yüksek mahkemenin bu görüşünü revize ederek iptal kararı vermesinde etkili olmuştur.

Süresiz Nafaka Kaldırılabilir mi? Sona Erme Halleri

Süresiz nafakanın ömür boyu kesintisiz ödeneceği yönündeki toplumsal inanış hukuken yanlıştır. TMK m. 176 uyarınca yoksulluk nafakası belirli şartların varlığı halinde kendiliğinden ya da mahkeme kararıyla (dava yoluyla) ortadan kalkar.

1

Kendiliğinden Sona Erme Halleri

Mahkeme Kararı Gerekmez

Nafaka alacaklısının veya nafaka borçlusunun ölümü ya da nafaka alacaklısının yeniden resmi olarak evlenmesi durumunda nafaka borcu kendiliğinden son bulur. İcra müdürlüğüne ilgili nüfus kayıtlarının sunulması takibin durdurulması için yeterlidir.

2

Dava Yoluyla Sona Erme Halleri

Mahkeme Kararı Şarttır

Nafaka alacaklısının resmi nikah kıymadan bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluk durumunun ortadan kalkması (örneğin düzenli ve yeterli gelir getiren bir işe girmesi) veya haysiyetsiz hayat sürmesi durumunda borçlu taraf "Nafakanın Kaldırılması Davası" açmalıdır.

3

Mali Gücün Tamamen Yitirilmesi

İspat Koşuluna Bağlıdır

Nafaka borçlusunun kaza, hastalık veya iflas gibi olağanüstü sebeplerle ödeme gücünü tamamen kaybetmesi durumunda da dava yoluyla nafakanın kaldırılmasına karar verilebilir.

Yeni Yasal Düzenleme Beklentileri ve Tartışılan Alternatifler

AYM'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar TBMM'nin adil, hakkaniyete uygun ve her iki tarafın menfaatini gözeten yeni bir yasal formül geliştirmesi beklenmektedir. Hukuk çevrelerinde ve yasama kulislerinde öne çıkan başlıca öneriler şunlardır:

  • Süre Sınırı Getirilmesi: Nafakanın evlilik süresiyle oranlanması (örneğin evlilik süresinin yarısı kadar veya evlilik yılına göre 1, 5, 10 yıllık kademeli süre sınırları).
  • Hâkime Takdir Yetkisi Tanınması: Hâkimin somut olayın özelliklerine, tarafların yaşlarına, çocuk olup olmamasına ve tarafların mesleki durumlarına göre nafakanın süresini dava başında serbestçe belirleyebilmesi.
  • Kademeli Azaltma Modeli: Nafakanın ilk yıllarda tam ödenip, ilerleyen yıllarda alacaklının iş hayatına katılımını teşvik etmek amacıyla kademeli olarak azaltılarak sonlandırılması.

Sonuç

Süresiz nafaka konusu, Anayasa Mahkemesi'nin son iptal kararı ile birlikte tarihi bir dönüm noktasına girmiştir. Bu süreçte mevcut nafaka yükümlülerinin ve nafaka alacaklılarının yasal gelişmeleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Gerek devam eden boşanma davalarında yoksulluk nafakası taleplerinin şekillendirilmesi gerekse şartları oluşmuşsa mevcut nafakanın kaldırılması veya uyarlanması için açılacak davalarda hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir aile hukuku avukatından profesyonel danışmanlık alınması önemle tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar