Bir kimsenin hukuken borçlu olmadığının, bir hak veya alacağın yahut hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti amacıyla açılan davaya menfi tespit davası denir. İcra ve iflas hukukunda borç tehdidi…
Bir kimsenin hukuken borçlu olmadığının, bir hak veya alacağın yahut hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti amacıyla açılan davaya menfi tespit davası denir. İcra ve iflas hukukunda borç tehdidi altında olan veya hakkında haksız icra takibi başlatılan kişilerin en önemli hukuki korunma yollarından biridir.
Aleyhine icra takibi başlatılan ya da başlatılma tehlikesi altında olan kişi, menfi tespit davası açarak borçlu olmadığını mahkeme kararıyla tespit ettirebilir. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 72 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 106 çerçevesinde yürütülür.
Menfi Tespit Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Menfi tespit davası, icra takibinin başlatılma durumuna göre iki farklı zamanda açılabilir:
1. İcra Takibinden Önce Açılan Menfi Tespit Davası
Kendisine karşı henüz bir icra takibi başlatılmamış ancak alacaklı tarafından borçlu olduğuna dair ciddi bir hukuki risk altında bulunan kişi bu davayı açabilir.
- Amaç: İcra takibinin başlamasını engellemek veya takibe zemin oluşturacak belgenin hükümsüzlüğünü (sahtelik, ödeme, irade fesadı vb.) kanıtlamaktır.
2. İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davası
Aleyhine icra takibi başlatılan borçlu; süresinde ödeme emrine itiraz edemeyip takibin kesinleşmesi halinde veya kambiyo senetlerine (çek, senet) özgü takiplerde takibin durmaması sebebiyle icra takibinden sonra da bu davayı açabilir.
Üçüncü Kişilerin Menfi Tespit Davası (İİK m. 89/3)
İcra dairesi tarafından bir borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarına haciz konulması amacıyla gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyen veya itirazı geçersiz sayılan kişiye 3. haciz ihbarnamesi gönderilir.
İİK m. 89/3 uyarınca kendisine 3. haciz ihbarnamesi tebliğ edilen üçüncü kişi, tebliğden itibaren 15 gün içinde borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmak zorundadır. Aksi halde borç kesinleşir ve borçlunun zimmetinde sayılır.
Menfi Tespit Davasında İhtiyati Tedbir ve İcra Takibinin Durdurulması
Menfi tespit davasının açılması kendiliğinden icra takibini durdurmaz. İcra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmelidir.
İcra Takibinden ÖNCE Dava Açılması ➔ En az %15 Teminat ➔ İcra Takibi Durdurulabilir
İcra Takibinden SONRA Dava Açılması ➔ En az %15 Teminat ➔ Veznedeki Paranın Alacaklıya Ödenmesi Engellenir
Takibinden Önce veya Sonra Tedbir Şartları
- İcra Takibinden Önce Açılan Davada: Mahkeme, talep üzerine ve alacağın en az %15'i oranında teminat yatırılması karşılığında icra takibinin durdurulmasına karar verebilir (İİK m. 72/2).
- İcra Takibinden Sonra Açılan Davada: Mahkeme yürüyen takibi durduramaz. Ancak borçlu, alacak miktarının en az %15’i oranında teminat göstererek icra veznesinde toplanan paranın alacaklıya ödenmesini engelleyebilir (İİK m. 72/3).
- Sahtelik İddiası (HMK m. 209): Davanın dayanağı senedin sahte olduğu veya imza inkarı iddiası ise HMK m. 209/1 uyarınca senet hakkında karar verilinceye kadar sahte olduğu iddia edilen senede dayalı icra takibi durur.
Menfi Tespit Davası Açma Şartları
Davanın esastan incelenebilmesi için belirli usuli şartların ve dava şartlarının bulunması gerekir:
- Hukuki Yarar Şartı (HMK m. 114, 106): Davacının borçlu olmadığını tespit ettirmekte güncel ve korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmalıdır. (Örneğin; adi takibe süresinde itiraz edip takibi durduran borçlunun, alacaklı itirazın iptali davası açmadıkça menfi tespit davası açmasında kural olarak hukuki yararı yoktur.)
- Henüz Ödemenin Tamamlanmamış Olması: Borç tamamen ödenmişse artık menfi tespit davası değil, ödenen paranın iadesi için istirdat davası açılmalıdır.
Menfi Tespit Davasında İspat Yükü
Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Davalı alacaklı, aradaki hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını hukuka uygun delillerle (senet, sözleşme, banka dekontu vb.) ispatlamak zorundadır.
Kambiyo Senetlerinde İstisna: Eğer borç bir kambiyo senedine (çek, senet, poliçe) dayanıyorsa, senedin varlığı alacağın karinesidir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve borçlu olmadığını (ödediğini, senedin bedelsiz kaldığını veya hatır senedi olduğunu) iddia eden davacı borçlu iddiasını ispatlamakla yükümlü olur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme
Menfi tespit davalarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme değişir:
- Ticari işlerden ve kambiyo senetlerinden kaynaklanan davalarda Asliye Ticaret Mahkemesi,
- Tüketici işlemlerinden kaynaklanan durumlarda Tüketici Mahkemesi,
- İş ilişkisinden doğan alacak iddialarında İş Mahkemesi görevlidir.
Yetkili Mahkeme
- Takipten Önce: Davalının yerleşim yeri mahkemesi veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi yetkilidir.
- Takipten Sonra: Davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu yer mahkemesi yetkilidir (İİK m. 72/8).
Menfi Tespit Davasının Sonuçları ve Tazminat
Davanın kabulü veya reddi halinde doğacak hukuki sonuçlar ve tazminat yükümlülükleri şu şekildedir:
Dava Sonucu
İcra Takibinin Durumu
Tazminat ve Cezai Yükümlülük
Davanın Kabulü (Borçsuzluk Tespiti)
İcra takibi derhal durur, karar kesinleşince iptal edilir. Konulan hacizler kalkar.
Davacının talebi ve alacaklının takibinde kötü niyetli olması halinde, alacaklı en az %20 kötü niyet tazminatına mahkûm edilir.
Davanın Reddi (Borcun Var Olması)
İhtiyati tedbir kararı kalkar, icra takibine devam edilir.
Davacı (borçlu), tedbir nedeniyle alacağını geç alan alacaklıya en az %20 tazminat öder. Bu tazminat yatırılan teminattan karşılanır.
Menfi Tespit Davasının İstirdat Davasına Dönüşmesi
Dava açılmadan önce veya dava devam ederken borç icra baskısı altında (haciz, satış vb.) alacaklıya ödenirse, dava konusuz kalmaz. Hakım, davacının ayrı bir talebine gerek kalmaksızın davaya kendiliğinden istirdat (ödenen paranın geri alınması) davası olarak devam eder (İİK m. 72/6).
Sıkça Sorulan Sorular
Menfi tespit davası açma süresi ne kadardır?
İİK m. 72 kapsamındaki genel menfi tespit davasında herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi yoktur; borç tehdidi devam ettiği sürece açılabilir. Ancak İİK m. 89/3 uyarınca 3. haciz ihbarnamesine karşı açılacak menfi tespit davasında süre tebliğden itibaren 15 gündür.
Menfi tespit davasında harç maktu mu nispi mi ödenir?
İİK m. 72 kapsamında açılan davalar nispi harca tabidir; borçlu olunmadığı iddia edilen toplam miktar üzerinden hesaplanır. İİK m. 89/3 uyarınca açılan davanın maktu mu nispi mi harca tabi olacağı uyuşmazlığın niteliğine göre değişmekle birlikte genel olarak maktu harç uygulanır.
Menfi tespit davası ne kadar sürer?
Menfi tespit davaları, taraf sayısı, bilirkişi/imza incelemeleri, adli tıp raporları ve mahkemelerin iş yüküne bağlı olarak ortalama 6 ay ile 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır.
Hukuki Desteğin Önemi
Menfi tespit davaları; teminat yatırılması, ihtiyati tedbir talepleri, ispat yükünün tespiti ve %20 oranındaki icra inkar/kötüniyet tazminatları nedeniyle yüksek mali risk taşıyan teknik davalardır. Usuli bir hata sebebiyle borçlu olunmayan bir meblağın ödenmesi veya yüksek tazminatlarla karşılaşılmaması için sürecin alanında uzman bir icra ve usul hukuku avukatı ile yürütülmesi tavsiye edilir.
Yazar: Demirci Hukuk Ekibi
Tüm Yayınlar