Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993

Kaza-i Rüşt (Mahkeme Kararıyla Ergin Kılınma) Nedir?

·07 Nisan 2026 ·3 dk okuma

Kaza-i rüşt, kanuni erginlik yaşı olan 18'i doldurmamış ve evlilik de yapmamış 15 yaşını tamamlayan bir küçüğün, mahkeme kararıyla ergin kılınması durumudur.

Kaza-i rüşt, kanuni erginlik yaşı olan 18'i doldurmamış ve evlilik de yapmamış 15 yaşını tamamlayan bir küçüğün, mahkeme kararıyla ergin kılınması durumudur.

Hukukumuzda tam fiil ehliyetine (kendi başına sözleşme yapabilme, şirket kurabilme, taşınmaz alıp satabilme yetkisine) sahip olmanın ilk ve en önemli şartı ergin olmaktır. Kaza-i rüşt, özellikle erken yaşta iş hayatına atılan, ticaretle uğraşmak isteyen veya kendi adına tasarrufta bulunması zorunlu hale gelen gençlerin önünü açan önemli bir hukuki araçtır.

1. Kaza-i Rüşt Kararı Alabilmenin 4 Temel Şartı

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 12. maddesi kapsamında, bir küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi zorunludur:

  • 15 Yaşın Doldurulmuş Olması: Küçüğün davanın açıldığı ve karar verildiği tarihte fiilen 15 yaşını tamamlamış (16 yaşından gün almış) olması gerekir. 15 yaşından bir gün bile küçük olan bir çocuk için bu dava açılamaz.
  • Küçüğün Kendi İsteği: Ergin kılınmayı bizzat küçüğün kendisi istemelidir. Anne, baba veya vasinin zorlamasıyla ya da çocuk istemeden sadece velinin talebiyle kaza-i rüşt kararı verilemez.
  • Velinin veya Vasinin Rızası: Küçük üzerinde velayet hakkı bulunan anne ve babanın (boşanma varsa velayete sahip olan tarafın) veya çocuk vesayet altındaysa vasisinin muvafakat/rıza göstermesi gerekir.
  • Hâkimin Kararı ve Menfaat Kriteri: Hâkim, kanuni şartlar oluşsa bile ergin kılınma kararını doğrudan vermez. Mahkeme, "ergin kılınmanın küçüğün menfaatine (yararına) uygun olup olmadığını" geniş bir takdir yetkisi kullanarak inceler. Örneğin; miras kalan bir ticari işletmenin yönetilmesi veya küçüğün kendi adına bir mesleği icra etme zorunluluğu haklı birer menfaat olarak kabul edilir.

2. Kaza-i Rüşt Davası Süreci ve Usulü

Kaza-i rüşt davası teknik olarak bir çekişmesiz yargı işidir; yani davanın karşısında bir "davalı" taraf bulunmaz.

  • Görevli Mahkeme: Sulh Hukuk Mahkemesidir.
  • Yetkili Mahkeme: Ergin kılınması istenen küçüğün yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir.
  • Dava Süresi: Genellikle tek celsede veya duruşmalı olarak kısa sürede çözülen bu davalar, mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak ortalama 2 ila 4 ay arasında sonuçlanmaktadır.

3. Kaza-i Rüşt Kararının Hukuki Sonuçları ve Sınırları

Kaza-i rüşt davasını kazanan ve hakkında ergin kılınma kararı verilen genç, artık hukuken "ergin" (reşit) bir bireyin yapabileceği birçok işlemi tek başına yapabilir hale gelir. Ancak bu kararın çok önemli bir sınırı vardır:

A) Kararla Birlikte Kazanılan Haklar (Yapılabilecek İşlemler)

  • Kendi adına taşınır veya taşınmaz mal (ev, arsa, araç) alıp satabilir,
  • Ticari şirket kurabilir, derneklere üye olabilir,
  • Bağışlama, kefalet veya borçlandırıcı sözleşmeler akdedebilir,
  • Eğitimini bitirdiği meslek veya sanat dalında devlet memuru olarak atanabilir.

B) Kaza-i Rüşt ile Kazanılmayan (Yaşa Bağlı) Haklar

ÖNEMLİ UYARI: Kaza-i rüşt kararı, kişinin nüfustaki doğum tarihini veya yaşını değiştirmez. Bu karar sadece kişiye "fiil ehliyeti" kazandırır. Bu nedenle, kanunların doğrudan "yaş şartına" bağladığı haklar bu kararla kazanılamaz:

  • Oy Kullanma, Seçme ve Seçilme: Anayasa gereği doğrudan 18 yaşın doldurulmasına bağlı olduğundan kaza-i rüşt ile bu hak elde edilemez.
  • Sürücü Belgesi (Ehliyet) Alabilme: Karayolları Trafik Kanunu'nda ehliyet sınıfları için doğrudan yaş sınırları (örneğin B sınıfı için 18 yaş) belirlendiğinden kaza-i rüşt ehliyet almaya yetmez.
  • Evlenme Ehliyeti: Olağan evlenme yaşı olan 17'nin veya olağanüstü evlenme yaşı olan 16'nın doldurulmuş olması şartı kaza-i rüşt ile aşılamaz.

4. 2026 Yılı Kaza-i Rüşt Davası Masrafları

Kaza-i rüşt davası açılırken mahkeme veznesine yatırılması gereken harç ve gider avansları, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı'nın 2026 yılı güncel tarifelerine göre şu şekildedir:

  • Sulh Hukuk Başvuru Harcı: 335,20 TL
  • Maktu Karar ve İlam Harcı: 732,00 TL
  • HMK Gider Avansı (Sabit taban ücret + Tebligat giderleri): Ortalama 2.500 TL ile 3.000 TL arası (Dosyada tanık dinlenmesi veya ek kurum yazışmaları gerekirse delil avansı talep edilebilir).
  • Vekalet Suret Harcı ve Baro Pulu (Avukatlı takiplerde): 268,00 TL (Vekalet pulu: 164,00 TL, suret harcı: 104,00 TL)

Toplam Mahkeme Maliyeti: 2026 yılı itibarıyla avukatlık ücretleri hariç, davanın açılış ve yargılama giderlerinin devlete ödenen toplam maliyeti ortalama 3.500 TL - 4.000 TL civarındadır.

Yazar:

Tüm Yayınlar