İlamsız icra takiplerinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının duran icra takibine devam edebilmesi ve haciz aşamasına geçebilmesi için hukuki yollara…
İlamsız icra takiplerinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının duran icra takibine devam edebilmesi ve haciz aşamasına geçebilmesi için hukuki yollara başvurması gerekir. Bu yolların başında itirazın iptali davası gelir.
İtirazın iptali davası, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yazımızda; itirazın iptali davasının ne olduğu, görevli ve yetkili mahkemelerin belirlenmesi, hak düşürücü süreler, arabuluculuk şartı ve tazminat türleri hukuki detaylarıyla incelenmiştir.
İtirazın İptali Davası Nedir?
İtirazın iptali davası; alacaklının başlattığı ilamsız icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın hükümden düşürülmesi ve takibin devamının sağlanması amacıyla açılan bir eda davasıdır.
Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine süresi içinde itiraz ettiğinde icra takibi durur. Alacaklı, borçlunun bu itirazının haksız olduğunu ileri sürerek mahkeme kararıyla itirazı iptal ettirmek zorundadır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
İcra ve İflas Kanunu’nda itirazın iptali davası için özel bir mahkeme veya yetki kuralı belirtilmemiştir. Bu nedenle görev ve yetki, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve ilgili özel kanunlardaki genel hükümlere göre tespit edilir.
1. Görevli Mahkeme
Alacağın hukuki niteliği, görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüttür:
- Asliye Hukuk Mahkemesi: Özel bir mahkemenin görev alanına girmeyen genel alacak ve borç ilişkilerinden doğan davalarda görevlidir (HMK m. 2).
- Asliye Ticaret Mahkemesi: Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari dava sayılması durumunda görevlidir.
- İş Mahkemesi: İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinden veya İş Kanunu’ndan kaynaklanan alacak takipleri için açılacak davalarda görevlidir.
- Tüketici Mahkemesi: Tüketici işlemlerinden doğan alacak takiplerine ilişkin davalarda görevlidir.
2. Yetkili Mahkeme
Yetkili mahkeme genel yetki kurallarına göre belirlenir:
- Genel Yetki: Davalı borçlunun davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m. 6).
- Sözleşmeden Doğan Alacaklar: Sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 10).
- Haksız Fiilden Doğan Alacaklar: Haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m. 16).
İtirazın İptali Davasında Süre ve Hak Düşürücü Sebep
Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davasını açmalıdır.
Önemli Not: 1 yıllık süre hak düşürücü süredir. Mahkeme hakimi bu sürenin geçip geçmediğini resen (kendiliğinden) dikkate almak zorundadır. Sürenin kaçırılması halinde itirazın iptali davası açma hakkı düşer; alacaklı ancak genel hükümlere göre alacak davası açabilir.
İtirazın İptali Davasında Dava Şartı Arabuluculuk
İtirazın iptali davalarında arabuluculuk şartı, takip konusu alacağın niteliğine göre değişmektedir:
- Ticari Alacaklar: Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davalar usulden reddedilir.
- İş Hukuku Alacakları: İşçi-işveren uyuşmazlıklarından doğan alacak takiplerinde de arabuluculuk dava şartıdır.
- Tüketici Alacakları: Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına giren durumlarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
Alacağın ticari veya iş hukuku niteliği taşımadığı genel alacak ilişkilerinde (örneğin şahıslar arası borç-alacak ilişkileri) arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır.
Yargılama Usulü ve Dilekçeler Aşaması
İtirazın iptali davasında yargılama usulü, davanın görüldüğü mahkemeye göre farklılık gösterir. Asliye Hukuk ve Ticaret Mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanırken; İş ve Tüketici Mahkemelerinde basit yargılama usulü geçerlidir.
Dava ve Cevap Dilekçesinin Önemi
- Dava Dilekçesi: Alacaklı (davacı), takibe konu alacağın varlığını, haklılığını ve dayanak delillerini (fatura, sözleşme, banka dekontu, ticari defterler vb.) somut olarak ortaya koymalıdır.
- Cevap Dilekçesi: Borçlu (davalı), borcun bulunmadığını, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya takas/mahsup edilmesi gerektiğini usul ve esas bakımından savunmalıdır.
Maktu veya şablon dilekçeler somut olayın hukuki dinamiklerini yansıtmadığından hak kaybına yol açabilir. Yargılama büyük oranda dilekçelerde sunulan hukuki deliller üzerinden şekillenir.
İtirazın İptalinde Tazminat Türleri
İtirazın iptali davasının en önemli mali sonuçlarından biri icra inkar ve kötüniyet tazminatlarıdır.
1. İcra İnkar Tazminatı
Alacaklı lehine hükmedilen tazminattır. Borçlunun haksız yere takibe itiraz etmesini önlemek amacı taşır.
- Şartları:
- Geçerli bir ilamsız icra takibi ve süresinde yapılmış bir itiraz bulunmalıdır.
- Dava süresinde açılmış olmalıdır.
- Alacaklı, dava dilekçesinde açıkça icra inkar tazminatı talep etmiş olmalıdır.
- Alacağın likit (belirlenebilir) olması gerekir. (Alacağın miktarının hesaplanması için yargılamaya, bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmuyorsa alacak likittir.)
- Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.
Mahkeme, borçlunun kötü niyetli olup olmadığına bakmaksızın, haksız itiraz durumunda takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmeder.
2. Kötüniyet Tazminatı
Borçlu lehine hükmedilen tazminattır. Alacaklının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığının anlaşıldığı durumlarda uygulanır.
- Şartları:
- İtirazın iptali davası borçlu lehine sonuçlanmalı (dava reddedilmeli) olmalıdır.
- Alacaklının takibi başlatırken haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanmalıdır.
- Davalı borçlu tarafından açıkça kötüniyet tazminatı talep edilmiş olmalıdır.
Mahkeme, alacaklı aleyhine reddedilen alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verir.
İtirazın İptali Davasının Sonuçları
Yargılama sonucunda mahkemenin verebileceği kararlar ve hukuki neticeleri şunlardır:
Davanın Kabulü Halinde
Mahkeme alacağın varlığına kanaat getirirse davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar verir. Kararın kesinleşmesi beklenmeden alacaklı, icra dairesine başvurarak duran takibin devamını ve borçlunun mallarının haczedilmesini talep edebilir. Ayrıca şartları oluşmuşsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir.
Davanın Reddi Halinde
Mahkeme alacağın bulunmadığına karar verirse dava reddedilir. Ret kararının kesinleşmesiyle birlikte icra takibi tamamen hükümsüz kalır ve iptal edilir. Şartları var ise haksız takip başlatan alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilir.
Süreçte Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Detaylar
İtirazın iptali davası; görevli mahkemenin doğru tespiti, hak düşürücü 1 yıllık sürenin takibi, dava şartı arabuluculuk usulünün eksiksiz yürütülmesi ve alacağın likit olup olmadığının tespiti açısından teknik bir niteliğe sahiptir. Usul hukuku kurallarının ihlali, alacağın haklı olmasına rağmen davanın usulden reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle sürecin uzman bir icra hukuku avukatı rehberliğinde yürütülmesi tavsiye edilir.
Yazar: Demirci Hukuk Ekibi
Tüm Yayınlar