İş yerlerinde veya işverenin sevk ve idaresi altındayken meydana gelen kazalar, hem işçinin bedensel bütünlüğünü hem de işverenin hukuki sorumluluğunu doğrudan etkileyen en kritik olayların başında…
İş yerlerinde veya işverenin sevk ve idaresi altındayken meydana gelen kazalar, hem işçinin bedensel bütünlüğünü hem de işverenin hukuki sorumluluğunu doğrudan etkileyen en kritik olayların başında gelir. Bir iş kazası yaşandığında, olayın sıcağı sıcağına resmiyet kazanmasını sağlayan, kusur durumlarının belirlenmesinde ve ileride açılması muhtemel tazminat davalarında en önemli ispat aracı olan resmi belge iş kazası tutanağıdır.
Bu rehberde; iş kazası tutanağının hukuki niteliği, usulüne uygun olarak nasıl düzenlenmesi gerektiği, işverenin bildirim yükümlülükleri ve tutanak tutulmaması halinde işçinin hak kaybı yaşamamak adına atması gereken yasal adımlar detaylarıyla incelenmiştir.
İş Kazası Tutanağı Nedir ve Neden Önemlidir?
İş kazası tutanağı; kanunen iş kazası kapsamında kabul edilen bir hadisenin ardından işveren veya işyeri yetkilileri tarafından düzenlenen, kazanın oluş şeklini, zamanını, yerini, işçinin sağlık durumunu ve varsa şahitlerini kayıt altına alan resmi bir belgedir.
4857 Sayılı İş Kanunu, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca, bu tutanağın düzenlenmesi işverenin yasal bir yükümlülüğüdür.
Hukuki Önemi: İş kazası sonrası açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında ya da ceza soruşturmalarında mahkemeler ve bilirkişiler ilk olarak olayın hemen ardından tutulan bu tutanağı inceler. İşverenlerin sorumluluktan kaçmak adına kazayı gizlemesi, çarpıtması veya tutanak düzenlememesi, Yargıtay kararlarında işçi lehine güçlü bir karine (şüphe) olarak değerlendirilmektedir.
İş Kazası Tutanağı Nasıl Tutulur?
İş kazası tutanağının mahkemeler önünde geçerli bir ispat aracı olabilmesi için nesnel (objektif) ve eksiksiz bir şekilde hazırlanması gerekir. Bir iş kazası tutanağında bulunması gereken asgari unsurlar şunlardır:
- Çalışan Bilgileri: Kazaya uğrayan işçinin adı-soyadı, T.C. kimlik numarası, açık adresi, işyerindeki görevi, çalıştığı departman ve işe giriş tarihi net olarak yazılmalıdır.
- Zaman ve Mekan Bilgisi: Kazanın meydana geldiği tam tarih, saat ve olayın gerçekleştiği net adres/alan (örn: pres makinesinin yanı, sevkiyat deposu vb.) belirtilmelidir.
- Olayın Oluş Şekli (Açıklamalar): Kazanın nasıl meydana geldiği, işçinin hangi işlemi yaparken kazaya uğradığı teknik detaylarıyla, yorum katılmadan yazılmalıdır. İşçinin uzuv kaybı veya açık yaralanması mevcutsa tutanağa geçirilmelidir.
- Tıbbi Müdahale Detayları: Kazanın ardından işyeri hekimi veya ilk yardım personeli tarafından yapılan ilk müdahaleler ve işçinin hangi hastaneye sevk edildiği yazılmalıdır.
- Görsel ve Teknik Kanıtlar: Kaza bir makine, araç veya kusurlu bir ekipman nedeniyle gerçekleştiyse, bu aracın durumu tutanakta belirtilmeli; kaza mahallinin ve ilgili ekipmanların fotoğrafları çekilerek tutanağa ek yapılmalıdır.
- Tanık İfadeleri: Kazayı fiilen gören diğer çalışanların veya üçüncü kişilerin kimlik bilgileriyle birlikte olayı nasıl gördüklerine dair beyanları tutanağa eklenmeli ve imzaları alınmalıdır.
İşçinin İmzadan İmtina veya Şerh Koyma Hakkı
İşverenler bazen kendi kusurlarını gizlemek amacıyla tutanağı "İşçinin dikkatsizliği sonucu kaza meydana gelmiştir"şeklinde tek taraflı düzenleyebilirler. Bu durumda işçi:
- Tutanağı imzalamaktan tamamen kaçınabilir (Bu durumda tutanağa "İşçi imzadan imtina etmiştir" şerhi düşülür).
- Tutanaktaki gerçek dışı beyanların yanına "Yukarıdaki açıklamaların kusur ve oluş şekline ilişkin kısımlarına katılmayarak haklarımı saklı tutarak imzalıyorum" şeklinde yazılı şerh koyarak imza atabilir.
İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır ve Süresi Nedir?
6331 Sayılı Kanun uyarınca, iş kazasının meydana gelmesinin ardından işverenin iki temel kuruma resmi bildirim yapması zorunludur:
- Kolluk Kuvvetlerine Bildirim: Kazanın meydana geldiği yerin Polis veya Jandarma karakoluna derhal(gecikmeksizin) bildirim yapılmalıdır.
- Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) Bildirim: İşveren kaza durumunu, kazadan sonraki 3 iş günü içinde SGK’ya elektronik ortamda (e-SGK üzerinden) ya da fiziki form doldurarak bildirmekle yükümlüdür.
İstisna (Kendi Namına Çalışanlar): İş kazasını geçiren kişi 4/b (Bağ-Kur) kapsamında kendi adına bağımsız çalışan bir sigortalı ise, bildirim yükümlülüğü bizzat kendisindedir ve bu süre kazayı izleyen, rahatsızlığın bildirimine engel olmadığı günden itibaren 3 iş günüdür.
İş Kazasını Bildirmemenin ve Tutanak Tutmamanın Yaptırımları
İşverenin iş kazası tutanağı düzenlememesi ve yasal 3 iş günü içinde SGK’ya bildirimde bulunmaması halinde iki tür yaptırım uygulanır:
- İdari Para Cezası: 6331 Sayılı Kanun’un 14. ve 26. maddeleri uyarınca; işyerinin tehlike sınıfına (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli) ve çalışan sayısına göre belirlenen idari para cezaları uygulanır. İhmal edilen her bir yükümlülük (tutanak tutmama, geç bildirme vb.) için ayrı ayrı ceza kesilir. Rakamlar küçük gibi görünse de denetimlerde birden fazla mevzuat ihlali zincirleme olarak cezalandırıldığında toplam tutarlar oldukça yüksek olabilmektedir.
- SGK’nın Rücu Hakkı: İşverenin kazayı geç bildirmesi veya gizlemesi durumunda; SGK tarafından işçiye ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri (rapor paraları) ve bağlanan sürekli iş göremezlik gelirlerinin tamamı, kuruma geç bildirim yapıldığı süre zarfı dikkate alınarak işverenden faiziyle tahsil edilir (rücu edilir).
İş Kazası Geçiren İşçinin Yasal Hakları
Usulüne uygun tutulan bir tutanak ve resmi SGK tespiti sonrasında işçi veya vefatı halinde yakınları şu haklardan yararlanır:
- SGK Tarafından Sağlananlar: Geçici iş göremezlik ödeneği (rapor ücreti), %10 ve üzeri uzuv/fonksiyon kaybında ömür boyu sürekli iş göremezlik aylığı, vefat halinde yakınlarına ölüm aylığı ve cenaze ödeneği.
- İşverenden Talep Edilebilecekler: Tedavi giderleri, maluliyetten doğan geleceğe yönelik kazanç kayıpları (maddi tazminat), desteğinden yoksun kalanların hakları (destekten yoksun kalma tazminatı) ve yaşanan psikolojik yıkım için manevi tazminat.
Sigortasız İşçi İş Kazası Geçirirse Ne Olur?
İşverenin işçiyi sigortasız (kayıt dışı) çalıştırması, işçinin iş kazası haklarından mahrum kalacağı anlamına kesinlikle gelmez. Sigortasız çalışan bir işçi kaza geçirdiğinde şu adımları izlemelidir:
- Hastaneye kaldırıldığında, olayın ev kazası veya adli vaka değil, mutlak surette "iş kazası" olduğunu hastane polisine ve doktorlara beyan etmelidir. Hastane kayıtlarına iş kazası olarak geçmesi hayati önem taşır.
- İşveren olayı gizlemek adına tutanak tutmaz ve SGK'ya bildirmezse, işçi doğrudan SGK’ya şikayet dilekçesi vererek denetim talep edebilir.
- SGK incelemesinden sonuç alınamazsa, iş mahkemesinde İş Kazasının Tespiti Davası açılmalıdır. Bu dava sonucunda mahkeme olayın iş kazası olduğuna hükmederse, işçi geriye dönük tüm sosyal güvenlik haklarına ve tazminat haklarına sigortalı işçilerle aynı şekilde kavuşur. İşverene ise ağır idari para cezaları ve prim cezaları kesilir.
Sonuç
İş kazası tutanağı, kaza sonrası yürütülecek idari, cezai ve hukuki süreçlerin temel taşıdır. Tutanağın eksik tutulması, işçiye baskı altında imzalattırılması veya hiç düzenlenmemesi telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, bir iş kazası meydana geldiğinde gerek tutanağın içeriğinin kontrolü gerekse SGK ve dava süreçlerinin hatasız yönetilmesi adına vakit kaybetmeden deneyimli bir iş hukuku avukatı ile çalışılması tavsiye edilir.
Yazar: Demirci Hukuk Ekibi
Tüm Yayınlar