Ceza muhakemesinde özgürlük ve güvenlik hakkını kısıtlayan en ağır koruma tedbiri tutuklamadır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında haksız ya da hukuka aykırı şekilde tutuklanan, gözaltına alınan…
Ceza muhakemesinde özgürlük ve güvenlik hakkını kısıtlayan en ağır koruma tedbiri tutuklamadır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında haksız ya da hukuka aykırı şekilde tutuklanan, gözaltına alınan veya diğer koruma tedbirlerine maruz kalan kişilerin uğradıkları maddi ve manevi zararların Devlet tarafından karşılanması, 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141 ve devamı maddelerinde güvence altına alınmıştır.
Bu rehberde; haksız tutuklama tazminatının şartlarını, hak düşürücü dava açma sürelerini, maddi ve manevi tazminat kalemlerinin nasıl hesaplandığını ve görevli/yetkili mahkemeyi bulabilirsiniz.
Haksız Tutuklama Tazminatı Nedir? (CMK m. 141)
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat; kanunlarda belirtilen koşullara uyulmaksızın özgürlüğü kısıtlanan, haksız yere gözaltına alınan, tutuklanan veya hakkında sonradan beraat / kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verilen kişilere Devlet tarafından ödenen maddi ve manevi tazminattır.
Tazminat İstenebilecek Haller (CMK m. 141/1)
Aşağıdaki durumlarda Devlet aleyhine tazminat davası açılması mümkündür:
- Kanuni şartlar gerçekleşmeden yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilenler,
- Gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayanlar,
- Yakalama veya tutuklama nedeni ile hakkındaki suçlamalar kendisine veya yakınlarına bildirilmeyenler,
- Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu sürede hakkında hüküm verilmeyenler,
- Kanuna uygun olarak yakalanıp tutuklandıktan sonra hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) veya Beraat Kararı verilenler,
- Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre, hükmedilen ceza süresinden fazla olanlar veya cezası sadece adli para cezasına çevrilenler,
- Arama kararı ölçüsüz şekilde uygulananlar veya eşyasına haksız yere el konulanlar.
Rücu Hakkı: Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, görevinin gereklerine aykırı hareket eden hakim veya savcıya kusuru oranında 1 yıl içinde rücu eder.
Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Süre (CMK m. 142)
Haksız tutuklama tazminatı davası açmak için CMK m. 142’de öngörülen hak düşürücü sürelere uyulması şarttır:
- Tebliğden İtibaren: Karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 ay,
- Her Halükarda: Kararın kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl geçmekle dava açma hakkı düşer.
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AKIŞI
1. Kesinleşmiş Beraat / KYOK Kararının İlgiliye Tebliği
2. Tebliğden İtibaren 3 AY İçinde Dava Açılmalıdır.
3. Her Halükarda Kesinleşmeden İtibaren 1 YIL Geçince Hak Sona Erer.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesidir.
- Yetkili Mahkeme: Davacının oturduğu yer (ikametgah) Ağır Ceza Mahkemesidir.
- İstisna: Eğer davacının ikamet ettiği yerdeki Ağır Ceza Mahkemesi haksız tutuklama kararını veren mahkeme ise, dava aynı yerdeki başka bir Ağır Ceza Dairesinde; tek daire varsa en yakın yerdeki Ağır Ceza Mahkemesinde görülür.
Kimler Haksız Tutuklama Tazminatı İsteyemez? (CMK m. 144)
Aşağıdaki kişilerin tazminat talep etme hakkı kanunen engellenmiştir:
- Genel af, özel af, şikayetten vazgeçme veya uzlaşma nedeniyle hakkında KYOK veya davanın düşmesi kararı verilenler,
- Kusur yeteneğinin bulunmaması (akıl hastalığı vb.) nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler,
- Adli makamlar önünde gerçek dışı beyanla suçu üstlenerek kendisinin tutuklanmasına neden olanlar,
- Kanuna uygun tutuklandığı halde sonradan yapılan kanun değişikliği ile eylemi suç olmaktan çıkanlar.
Mirasçıların Durumu: Haksız tutuklanan kişi dava açmadan vefat ederse mirasçıları dava açamaz. Ancak kişi hayattayken davayı açmış ve dava sürecinde vefat etmişse mirasçıları davaya devam edebilir.
Haksız Tutuklama Tazminatı Hesaplama
Mahkeme, Yargıtay içtihatları ve tazminat hukuku ilkeleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminat miktarını ayrı ayrı hesaplar:
HAKSIZ TUTUKLAMA TAZMİNAT KALEMLERİ
MADDİ TAZMİNAT KALEMLERİ MANEVİ TAZMİNAT ÖLÇÜTLERİ
• Tutukluluk süresince uğranılan kazanç • Tutuklu kalınan gün sayısı
kaybı (Bordro, vergi kaydı ile ispat) • Davacının sosyal ve ekonomik statüsü
• İspatlanamaması halinde net asgari ücret • Suçlamanın niteliği ve toplumdaki etkisi
üzerinden hesaplama • Cezaevi koşulları ve çekilen elem
• Ceza davasında ödenen avukatlık ücreti • Ailevi ve psikolojik kayıplar
• Kapalı kalan iş yerinin ticari zararları
1. Maddi Tazminat Hesaplaması
Davacının tutuklu kaldığı dönemde mahrum kaldığı tüm gelirler hesaba katılır. Davacı sigortalı veya tacir ise maaş bordrosu, vergi levhası ve ticari defterlerle geliri kanıtlar. Tutuklandığı sırada işsiz olan kişiler için dahi tutuklu kaldığı gün sayısı kadar net asgari ücret üzerinden maddi tazminat ödenmesine karar verilir.
2. Manevi Tazminat Hesaplaması
Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir; ancak kişinin özgürlüğünden mahrum kalması nedeniyle duyduğu elem, keder ve itibar kaybını hafifletmeyi amaçlar. Yargıtay, manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun, tutukluluk süresiyle orantılı ve tatmin edici olması gerektiğini vurgulamaktadır.
Faizin İşletilmesi
Tazminat miktarlarına, gözaltı veya tutuklamanın başladığı ilk günden (gözaltı/tutuklama tarihinden) itibaren yasal faiz yürütülür. Dava dilekçesinde faiz talep edilmemişse yargılama aşamasında ıslah dilekçesiyle faiz istemek mümkündür.
Tazminat Kararının İcrası ve Tahsili
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tazminat kararı kesinleşmeden icraya konulamaz. Karar kesinleştikten sonra tahsilat süreci şu şekilde işler:
- Kesinleşmiş mahkeme kararı, kesinleşme şerhi ve davacının/avukatının IBAN numarasını içeren dilekçe Hazine ve Maliye Bakanlığına (veya yetkili il defterdarlığına) tebliğ edilir.
- İdare, tebliğden itibaren 30 gün içinde tazminatı belirtilen banka hesabına yatırmakla yükümlüdür.
- 30 günlük süre içinde ödeme yapılmazsa, kesinleşmiş ilama dayanılarak genel icra daireleri aracılığıyla ilamlı icra takibi başlatılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Adli kontrol (imza/yurt dışı çıkış yasağı) nedeniyle tazminat istenebilir mi?
CMK m. 141 metninde adli kontrol tedbiri açıkça sayılmamıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre sırf imza atma veya yurt dışı çıkış yasağı şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirleri tek başına tazminat hakkı doğurmaz. Ancak konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbiri özgürlüğü bağlayıcı nitelikte olduğundan tutuklama gibi değerlendirilerek tazminata konu edilebilir.
Tazminat davasına hangi mahkeme bakar?
Davacının yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir. Dava Hazine ve Maliye Bakanlığına (Devlete) karşı açılır.
Tazminat davasında duruşma yapılır mı?
Evet. Ağır Ceza Mahkemesi incelemeyi duruşmalı olarak yürütür. Hazine temsilcisi ve davacı taraf duruşmaya davet edilir. Taraflar gelmese dahi mahkeme dosya üzerinden karar verebilir.
Yazar: Demirci Hukuk Ekibi
Tüm Yayınlar