Deniz ticareti ve taşımacılığı, doğası gereği karadaki işleyişten çok daha farklı riskler, çalışma koşulları ve disiplin kuralları barındırır. Bu nedenle denizlerdeki işçi (gemi adamı) ve işveren…
Deniz ticareti ve taşımacılığı, doğası gereği karadaki işleyişten çok daha farklı riskler, çalışma koşulları ve disiplin kuralları barındırır. Bu nedenle denizlerdeki işçi (gemi adamı) ve işveren arasındaki ilişkiler, 4857 sayılı İş Kanunu’ndan tamamen bağımsız, kendine özgü kuralları olan bir hukuk dalı olarak şekillenmiştir. Normal kara ticaretindeki temel hak ve yükümlülükler deniz iş hukukunda da mevcut olsa da ayrıntılara girildiğinde şartların ve yasal hükümlerin ciddi farklılıklar gösterdiği görülür.
Türkiye'de deniz çalışanları ve işverenleri arasındaki ilişkiler, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Bu yazımızda, deniz iş hukukunun temel kavramlarını, yasal kapsamını, gemi adamı ile işverenin karşılıklı hak/yükümlülüklerini ve sözleşme fesih süreçlerini güncel mevzuat ve Yargıtay uygulamaları ışığında detaylandıracağız.
1. Deniz İş Hukukunun Temel Kavramları: Gemi Adamı ve Kanunun Kapsamı
Deniz İş Kanunu, kara iş hukukundan farklı olarak kendine has bir terminolojiye sahiptir ve yalnızca belirli şartları taşıyan gemi ile çalışanlara uygulanır.
Hukuken Gemi Adamı Nedir?
Bir gemide hizmet akdi (iş sözleşmesi) ile çalışan zabit, kaptan ve diğer tüm personel hukuken gemi adamı olarak kabul edilir ve kanunun gemi adamlarına tanıdığı hak ve yükümlülüklere sahip olur. Güverte sınıfı çalışanlar (miço, gemici, usta demirci, güverte lostromosu), makine sınıfı çalışanlar (silici, yağcı, makine lostromosu) ve yardımcı hizmet sınıfı çalışanlar (kamarot, aşçı) tayfadan, dolayısıyla gemi adamından sayılmaktadır.
Deniz İş Kanunu Hangi Gemilerde Uygulanır?
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanabilmesi için geminin ve işverenin belirli yasal kriterleri karşılaması gerekir:
- Temel Kriterler: Kanun; deniz, göl ve akarsularda Türk Bayrağı ile seyreden ve 100 veya üzerinde grostonilato(uluslararası kuruluşlarca belirlenen gemi büyüklük birimi) büyüklüğe sahip gemilerde çalışan gemi adamlarına ve onların işverenlerine uygulanır.
- Filo İstisnası: Eğer bir işveren aynı anda en az 5 adet gemi işletiyorsa, bu gemilerin büyüklüğüne bakılmaz. Gemiler 100 grostonilatonun altında, çok küçük olsalar dahi doğrudan Deniz İş Kanunu’na tabi olurlar. Ayrıca sandal, şat, salapurya gibi deniz araçları da deniz iş hukuku açısından "gemi" olarak kabul edilmektedir.
Yabancı Gemi Adamlarının Durumu
Yabancı uyruklu çalışanların Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemilerde bu kanunun haklarından yararlanabilmesi mütekabiliyet (karşılıklılık) esasına bağlıdır. Yani, yabancı çalışanın vatandaşı olduğu devletin de Türk gemi adamlarına aynı hakları tanıyor olması şarttır.
2. Tarafların Karşılıklı Hak ve Yükümlülükleri
Deniz iş hukuku, gemi adamı ile işveren arasında hak ve yükümlülük dengesini karadaki düzenlemelerden farklı kurallarla korur.
Gemi Adamının Yükümlülükleri
Gemi adamının yasal haklarının yanı sıra, iş sözleşmesinden doğan bazı temel borçları bulunur:
- İş Görme Borcu: İşçinin bizzat yerine getirmesi gereken, iş sözleşmesinin özünü oluşturan temel borçtur.
- Özen ve Sadakat Yükümlülüğü: Gemi adamı, işverenine ve geminin emniyetine karşı özenli davranmak zorundadır.
- Talimatlara Uyma: İşverenin veya işveren vekilinin (kaptanın) düzenleme ve talimatlarına uymakla yükümlüdür.
- Rekabet Etmeme: İşveren ile belirli düzeyde rekabet etmeme borcu altındadır.
İşverenin Yükümlülükleri
İşverenin en temel sorumlulukları; ücret ödeme borcu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma borcu, eşit davranma yükümlülüğü ile engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğudur. Ayrıca, gemi adamının iaşe (beslenme) ve ikamet (barınma) hakkını bedelsiz sağlamak da işverenin kanuni yükümlülüğüdür. Gemi adamının yükümlülükleri, işveren için aynı zamanda birer hak niteliğindedir.
3. Deniz İş Kanunu’na Göre İş Sözleşmesinin Şartları
Deniz İş Kanunu madde 5 uyarınca, gemi adamı iş sözleşmesinin yazılı yapılması zorunludur. Sözleşme iki nüsha olarak düzenlenir; biri işverende, diğeri ise gemi adamında kalır. Kanunun 6. maddesine göre bir deniz iş sözleşmesinde bulunması zorunlu olan hususlar şunlardır:
- İşverenin ve gemi adamının adı, soyadı, ikamet adresleri, doğum yeri/tarihi ve gemi adamının sicil numarası.
- Gemi adamının çalışacağı geminin adı, sicil numarası, groston değeri ve kayıtlı olduğu sicil dairesi.
- Gemi adamının aynı işverene ait başka gemilerde çalıştırılıp çalıştırılamayacağına dair açık hüküm.
- Sözleşmenin yapıldığı yer, tarih, gemi adamının yapacağı iş ve çalışmaya başlayacağı yer/tarih.
- Sözleşmenin süreli olup olmadığı; süreli ise süresi, belirli bir sefer için yapılmışsa sefere ilişkin detaylar.
- Alınacak ücretin miktarı, ödeme zamanı/yeri, varsa prim, ikramiye, avans şartları ve banka hesap bilgileri.
4. Deniz İş Hukukunda Sözleşmenin Feshi ve Haklı Nedenler
Gerek gemi adamı gerekse işveren, iş sözleşmesini sonsuza kadar sürdürmek zorunda değildir; taraflar istedikleri zaman sözleşmeyi sonlandırabilir ancak bunun yasal mali sonuçları olur. Deniz İş Kanunu madde 14, taraflara sözleşmeyi önelsiz (derhal) feshetme yetkisi tanıyan haklı nedenleri düzenlemiştir.
İşverenin Haklı Nedenle Feshi (Madde 14/1)
Aşağıdaki hallerin varlığı durumunda işveren veya işveren vekili (kaptan), gemi adamının sözleşmesini derhal feshedebilir:
- Gemi adamının herhangi bir limanda gemiye hiç dönmemesi veya dönüp de hizmete girmemesi.
- Tutukluluk, hapis veya gemide çalışmaktan men edilme gibi nedenlerle çalışmasının imkansız hale gelmesi.
- Gemi adamının işverene/işveren vekiline karşı kanuna, hizmet sözleşmesine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi.
- Gemi adamının denizcilik kural ve teamüllerine, ahlaka ve adaba aykırı davranışlarda bulunması.
Şekil Şartı: İşten çıkarma gerekçelerinin gemi adamına yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. Yazılı bildirim imkanı bulunmayan açık deniz gibi durumlarda, olay tutanakla tespit edilmelidir.
Gemi Adamının Haklı Nedenle Feshi (İstifa - Madde 14/2)
Gemi adamının sözleşmeyi tek taraflı, derhal ve haklı olarak sonlandırabileceği durumlar şunlardır:
- İşverenin ücret ödeme borcunu kanuna veya sözleşmeye uygun olarak yerine getirmemesi.
- İşverenin/işveren vekilinin, gemi adamına karşı kanuna, sözleşmeye veya sair çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi.
- İşverenin/vekilinin denizcilik kural ve teamüllerine, ahlak ve adaba aykırı davranış sergilemesi.
Ortak Fesih Nedenleri ve Kendiliğinden Sona Erme (İnfisah)
- Müşterek Fesih Hakları: Geminin herhangi bir nedenle 30 günden fazla seferden kaldırılması ya da gemi adamının gemide çalışmasını sürekli engelleyen bir hastalığa yakalanması/engelli hale gelmesi durumunda hem işveren hem gemi adamı sözleşmeyi feshedebilir.
- Kendiliğinden Sona Erme (m. 14/4): Geminin kaybolması, terk edilmesi, savaş ganimeti olarak el konulması veya Türk Bayrağı çekme hakkını kaybetmesi durumunda sözleşme hiçbir hukuki işleme gerek kalmaksızın otomatik olarak (kendiliğinden) son bulur.
Fesih Süresi (6 Günlük Hak Düşürücü Süre)
Madde 14/1 ve 14/2 kapsamındaki haklı fesih haklarının kullanımı 6 iş günlük hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Fesih gerektiren olayın öğrenilmesinden itibaren 6 gün içinde bu hak kullanılmalıdır; her halükarda olayın üzerinden 1 yıl geçmekle fesih hakkı düşer. Süreye uyularak yapılan feshin ardından, sözleşmenin diğer tarafından dava yoluyla tazminat talep edilebilir.
5. Deniz İş Kanunu Kapsamında Yasal Haklar ve Tazminatlar
Gemi Adamının Ücreti, Avansı ve Maaş Haczi Sınırı
Mevzuata göre gemi adamının ücreti en geç ayda bir defa, belirli bir günde ve doğrudan banka hesabına yatırılarak ödenmelidir. Kara hukukundaki asgari ücret kuralları deniz çalışanları için de aynen geçerlidir.
- Ücret Kesintisi ve Tazminat: Haklı bir nedeni olmaksızın işini yapmayan gemi adamının bu durumu gemi jurnaline (yoksa tutanağa) yazılır ve çalışmadığı sürenin ücreti kesilir. İşveren bu nedenle uğradığı zararı da tazminat olarak isteyebilir.
- Ücret Ödeme Defteri: Her gemide noter onaylı bir ücret defteri bulundurulmalı (liman seferi yapanlarda işveren bürosunda tutulabilir), gemi adamı istediğinde bundan örnek alabilmelidir.
- Haciz Sınırı: Gemi adamının maaşının ailesinin geçimi için gerekli olan kısmı ile +240 TL’lik kısmı haczedilemez. Ancak nafaka alacakları bu sınırın dışındadır; nafaka borçları için maaş sınırsız olarak haczedilebilir.
Kıdem Tazminatı Koşulları
Deniz çalışanlarının kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için yasal kıdem süresinin dolmasının yanı sıra sözleşmenin kanunda öngörülen şekillerde sonlanması gerekir. Sebepsiz yere istifa eden gemi adamı kıdem tazminatı alamaz. Kıdem tazminatı doğuran haller şunlardır:
- İşverenin madde 14/1 (haklı nedenler) dışındaki gerekçelerle yaptığı fesihler.
- Gemi adamının madde 14/2 (haklı nedenler) ve 14/3 (hastalık/seferden kaldırılma) uyarınca sözleşmeyi feshetmesi.
- Zorunlu askerlik veya emeklilik/yaşlılık/malullük aylığı almak amacıyla yapılan fesihler.
- Geminin kaybolması, terk edilmesi, ganimet olması, bayrak hakkını kaybetmesi veya gemi adamının ölümü.
İhbar Tazminatı ve Kötüniyet Tazminatı Süreleri
Haklı nedenle derhal fesih durumları hariç, sözleşmeyi bitirmek isteyen taraf yasal ihbar sürelerine uymak zorundadır:
Çalışma Süresi (Kıdem)
Yasal İhbar Süresi
6 aya kadar
2 hafta sonra
6 ay - 1,5 yıl arası
4 hafta sonra
1,5 yıl - 3 yıl arası
6 hafta sonra
3 yıldan fazla
8 hafta sonra
Bu sürelere uyulmadan yapılan fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödenir. Eğer fesih işlemi; gemi adamının sendikaya üye olması, yasal şikayet yollarına başvurması gibi nedenlere dayanıyorsa (fesih hakkının kötüye kullanılması durumu), bu sürelerin 3 katı tutarında (kötüniyet) tazminat ödenmesi gerekir.
Fazla Çalışma (Mesai) Esasları ve Muaf Personel
Deniz iş hukukunda günlük normal çalışma süresi en fazla 8 saat, haftalık ise 48 saattir. Bu sınırları aşan çalışmalar fazla mesai sayılır ve gemi adamının iş başında fiilen çalıştığı veya vardiya tuttuğu sürelere göre hesaplanır. Fazla mesai yapan gemi adamına, fazladan çalıştığı her saat için normal saatlik ücretinin %25 fazlası ödenir. Fazla çalışmalar noter onaylı özel bir defterde tutulmalıdır.
Fazla Çalışma Hükümlerine Tabi Olmayan (Muaf) Personel:
- Birden fazla kaptan varsa birinci kaptan ve vekili, birden fazla makinist varsa başmakinist.
- Doktor, sağlık personeli, hemşire ve hastabakıcılar.
- Asli görevi can, mal ve gemi kurtarma olan kurtarma gemisi çalışanları.
- Gemide işverene bağlı değil, kendi nam ve hesabına çalışan kişiler.
İstisna: Geminin, taşınan yükün veya yolcuların selameti için kaptanın zorunlu gördüğü acil çalışmalar, gümrük ve karantina formaliteleri için yapılan işler ve acil durum tatbikatları (talimler) fazla çalışma sayılmaz.
Yıllık İzin ve Özel İzin Hakları
Yıllık izin hakkı kazanılması için aynı işveren altında en az 6 ay çalışılmış olması gerekir.
- İzin Süreleri: 6 ay ile 1 yıl arası kıdemde izin 15 günden; 1 yıldan fazla kıdemde ise 1 aydan az olamaz. Yıllık izin hakkından önceden feragat edilemez, tarafların anlaşmasıyla izin ikiye bölünebilir.
- Yol İzni: Gemi adamı talep ederse işveren +7 güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır.
- İzin yabancı ülke limanında kullanılamaz; sözleşme izinsiz feshedilirse ücreti ödenir (m. 14/1 feshi hariç).
- Özel İzinler: Gemi adamının evlenmesi halinde 3 gün, anne veya babasının vefatı halinde 2 gün ücretli mazeret izni hakkı bulunur.
İame ve İkase (İaşe ve İkamet) Yükümlülüğü
İşveren, gemi adamının beslenme (iaşe) ihtiyacını hizmet süresi boyunca gemide bedelsiz karşılamakla yükümlüdür. Rutin iaşe sağlanamazsa nakden ödeme yapılır. Liman içi, körfez, akarsu ve göllerde çalışan küçük nakliye gemilerinde iaşe servisi zorunlu olmasa da bu çalışanlara iaşe bedeli nakden ödenmelidir. Benzer şekilde geminin büyüklüğü ve personelin rütbesi göz önünde bulundurularak gemi adamına uygun barınma (ikamet) yeri sağlanması, gemide mümkün değilse dışarıda ayarlanması yasal bir zorunluluktur.
Sonuç
Deniz iş hukuku uyuşmazlıkları; gemi jurnallerinin tutulmasından 6 günlük hak düşürücü sürelere, grostonilato sınırlarından fazla mesai muafiyetlerine kadar kara hukukundan çok daha teknik ve katı kurallar barındırır. Uygulamada yasal sürelere veya şekil şartlarına dikkat edilmeden yapılan işlemler, haklı durumdaki gemi adamlarının tazminat kaybetmesine veya işverenlerin ağır cezai/mali yaptırımlarla karşılaşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle, deniz iş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda kararlar alınmadan önce mevzuata bütüncül yaklaşabilen ve yargı reflekslerini analiz edebilen uzman bir Deniz İş Kanunu avukatından hukuki destek alınması hayati önem taşımaktadır.
Yazar: Demirci Hukuk Ekibi
Tüm Yayınlar